Yazıyı görüntülüyorsunuz Bloğumdaki toplam 12 kategoride yazılmış 291 yazıdan en güncelleri gösteriliyor. 28.3.2017
Bu yazı 04.11.2013 tarihinde yazıldı. O günden bu güne bir çok şey değişmiş ve yazı geçerliliğini yitirmiş olabilir.

Geçen Hafta Çarşamba yolculuğum

3 sene önce yazıldı, 122 kere okundu. 1

Yoldayım uzun bir yol değil yalnız. 2:30 saate tekabül ediyor ama bana bu azap dolu günlerce sürercesine hissedebileceğim bir yol olabilir. Okul başladıktan 1 hafta sonra İstanbul’a geri döndüm yalnışmı yaptım doğrumu yaptım hiç bilmiyorum ama aklımdaki tek şahıs Çengel Gözlümdü. Gitmeden önce göremedim bari gelipte birkez olsun aylar sonra tekrar göreyim diye, bilmiyorum nasıl bir hissiyat gerçekten bilmiyorum.

 

Üzüldüğüme bu denli sevebildiğime anlam ve akıl erdiremiyorum. O, bu sevgiye değiyormu diye düşünmedende edemiyorum. Ya cidden değiyormu ? Diye kaç defasında sordum kendi kendime, her defasındada evet Kubilay sen bir salaksın ve o kıza bunların hiçbiri değmiyor tabirinde hakaretli bir yorum gönderdi iç sesim. Bende bunu duyupda hala onu tınlamıyorum acaba benmi ayıp ediyorum yoksa iç sesimmi bunuda hiç bilmiyorum.

 

Sabah saat 7:58 hareket etmek üzere otobüs, tahminimce 10 dakika rötarlı olsa 8:10 da çıkarız biz. Gelmeyen yolcuların vakiti uzatması sonucu 12:30 da olan biletimi saat 8’e aldırdım ama mutluyum yani odama gidip ek bir sürede duş bile alabilirim belki yaptıgım kahvaltımı orda dahada şekillendirerek mega menü kıvamında doyabilirim ah sinsi aklım. Bu arada çengel gözlümü gene göremedim. Aynı şehirde olmamıza rağmen aynı semtte olmamıza rağmen göreremem nasıl bir şey çözemedim. Ya ben görmeyeyim diye sürekli bir saklambaç havasında yada görüpte tanıyamayayım diye büyük acılı bir estetik ameliyatı geçirdi. Neyse motorlar çalışıyor galiba bu arada motor(lar) dedim ama otobüste çifmi yoksa tek motormu var hiç bilmiyorum. He bu arada çok istediğim Bir şey var umarım önümde oturan kadın koltuğu iyice yaslayarak cahillik kumanyasında bizede pay çıkarmaz. Nedense koltuk geri yatırılıp sanki gögsüme bir baskı uygulanarak boğuluyormuş gibi oluyorum birde özgürlüğümü kısıtlıyor öndeki BAAYAN ben senin hava sahana girmiyorsam sende benim hava sahama girmeyeceksin arkadaş OKADAR! Saat 8:05 sanırım 5 dakika daha rötar yaparak bizi 10 geçe Esenler otogarından Kırklareline doğru götürecek. Umarım sağsalim bir yol olur tüm otobüs halkı için, bu arada İstanbul Seyahat favorim hem ucuz hemde koltuklarının mesafesi dar değil. Uçakta seyahat ediyor gibiyim. Bu arada gene fazla bavullarla yolculugumu bitiricem 2 çanta fazladan gidiyorum öpüyorum sizleri değerli okuyucular (eğer okuyanım varsa)

BENZER  İsyanım var benim böyle KADERE

 

 

Bu arada en son 8:30’a doğru yazıyı bitirmiş sayılıyorum amma şuan lüleburgazdayız 2 bölüm Leyla ile Mecnundan sonra sanki hiç yol yorgunlugu çekmemişcesine ki Kırklareli yakın bir mekan otogara varmak üzereyim. Bu arada 4 tane valizim var gene ben bu kadar valizi küçücük odada nereye yerleştiricem onu düşünüyorum belki bugün kulağımı deldirebilirim dün tasdikler sonucu kulak deldirme operasyonuna girecegim (sanki marifetmiş gibi anlatıyor yada operasyon kelimesi ne lan gibi cümlelerle yanaşmayın! Ete delik delme bile operasyon bu devirde. ) Hem operasyon kelimesi daha şaşalı duruyor bu arada sanki arkadan biri beni izliyor gibi hissediyorum. Okula 6 saatim var baya uzun bir süre okulumda 11de bitiyor anasını satayım. Yolculukta birşeyler yazmak bazen çok güzel oluyor oyüzden sürekli bunu tekrarlamak istiyorum Laptop almalıyım en yakın zamanda Lüleburgaz otogarına gelmiş bulunmaktayız diye bir ses duydum şuan heyecanlanmayın daha gelmedim bir süre daha benimle olacaksınız ve buu sürede sizleri sıkmamak için elimden geleni yapacagım. Niyetim fıkra veya herhangi güldürücü Bir şey değil niyetim daha güzel bir dille lanet yolculukların ne kadar güzel olduğunu anlatmak “Sağ 7 ile 8 numaralı koltukda İstanbula dönüştede beraber aynı arabada geldigimiz kız var çok şaşalı bir bakış yada daha tatlı bir gülüşü yok oyüzden kısa süreli bir platonik aşk yaşamamı beklemeyin! 3 ve 4 numaralı koltukda oturan kız yolculuk boyunca robot gibi sadece sağ tarafa baktı sanırım kafası sağa yatıyor. 11 ile 12 numarada oturan Erkek ise sürekli yazdığım şeyi okumaya çalışıyor vebundan çok keyif alırmış gibi görünüyor. Öndeki kadın Lüleburgazda yanına geveze bir kadını aldı sürekli konuşuyorlar sanırım yolculuğun acısını şimdi çıkartacaklar. Eveeet Lüleburgazdanda hareket ediyoruz otobüs boşaldı baya nefes alabiliyorum artık. ) Otobüler bu keskin dönüşleri nasıl yapabiliyor çözemiyorum anasını satayım ya bu arada otobüs bayan parfümünden nasibini almış önsevişmeden yeni çıkmış bir ergen gibi kokuyor” Lüleburgazda stop yaptık ve sürekli kestaneciden simitçiye kadar herkes giriyor çok darmadağın bir yöntem bu. İçeri girdikleri anda etrafı kestane ve simit kokutttular. Yol boyunca çok rahattım yanımdaki amca görmüş geçirmiş olmalıki herhangi bir özgürlüğümü kısıtlayacak harekette bulunmadı bu durumdan çok müteşekkirim. Bir dahaki cuma büyük ihtimal İstanbuldayım sanırım çünkü düğün var ve ondan sonraki 2 hafta veya 3 hafta İstanbula uğramayacağım. Birde düğün var çok gitmek istediklerim arasında bir düğün ! Neyse bugünlük bu kadar yeter gibi düşünüyorum. Ya aslında günlükte yazmıyorum sorunlu bir blog yazıcısıyım belki bu beni gaza getirir ve artık sürekli yazarım. Görüşmek dileği ile

BENZER  Hatırla ma'ziyi mes'udu

 

DİPNOT;

 

Bu arada Burcu Betül bizi okuyorsa ona bir sır veriyorum (Nazım aşırı horluyor)

Konuyla alakalı bir şeyler yazabilirsin.

Bunlar da ilgini çekebilir.

Nazım YILMAZ

A webmaster, working with music.

1994'ün Haziran'ında Beyşehir/Konya'da dünyaya gelmişim. O zamanlar, gerek tombikliğim gerek yeşil gözlülüğüm sebebiyle gören herkes tarafından el üzerinde ( hatta defalarca havaya atılıp tutulma gibi ) tutulmuşum.

Bebekliğim Konya'da bir köyde, çocukluğum İstanbul'da geçti. İstanbul'da başladığım iş hayatına doğduğum yer, Beyşehir'de devam ediyorum.

İZLEDİM

Mini Yabancı Diziler : Yüzde 3 Dizisi