Yazıyı görüntülüyorsunuz Bloğumdaki toplam 12 kategoride yazılmış 291 yazıdan en güncelleri gösteriliyor. 28.4.2017
Bu yazı 10.08.2014 tarihinde yazıldı. O günden bu güne bir çok şey değişmiş ve yazı geçerliliğini yitirmiş olabilir.

Hayat Ekranlardan Öğrenilmez?

3 sene önce yazıldı, 92 kere okundu. 0

Şöyle bir bakarsak eğer etrafımıza, ekranlardan başka “dikkatlice” neye bakıyoruz? Kimimiz oya örneği çıkartırken dizi izler, kimimiz bilgisayar başında sosyal medyada fenomen olma meraklısı, kimimiz daha ilkokul 4’e gider ama flash oyunlardan kafasını kaldırmaz, kimimiz de blog yazar.. Akıllı telefonlardan, navigasyonlardan ve tabletlerden bahsetmedik tabi. Ya da şehirlerarası otobüslerin her koltuğunun arkasında olan ufak televizyonumsu cihazlardan da bahsetmedik.

Ne öğreniyor bu insanlar? Nasıl yaşanır bu hayat? Dizinin bir dahaki bölümünde esas oğlan esas kızı öpecek mi öpmeyecek mi diye tahmin ederek mi gelişir zihin gücü? Hangi gün hangi saatte hangi dizi film var diye ezberleyerek mi gelişecek bu hafıza? “Film bir buçuk saate bitse, on dakika da yol sürse, iki saate varmaz evde yatağımdayım ” diyerek mi ilerletiriz matematiği?

Ben hayatı öğrenmiş, baya bi tecrübe edinmiş, kendini çok fazla geliştirmiş, işi çözmüş biri olarak değil de, şöyle küçük bir bakışta gördüğüm inanılmaz acı gerçeği görmüş biri olarak yazıyorum bunları. İçimden çok güzel dilekler geçse de, ülkemiz başta olmak üzere tüm dünyada bu dileklerimin gerçekleşmesi imkansız sanırım.

Mesela, okullardan kaçıp internet kafelerde Metin 2 oynamasın çocuklar. İnternet kafe parası bulmaya çalışmakla başlayan geçim derdi, ilerde hayatını idame ettirebilmek için okulu bırakıp çalışmaya doğru gitmiyor mu? Ya da mesela “kafa yormadan kendini izleten, tam yerinde yeni bölümü izlettirmek için biten, sürekli basit espirileri veya aynı dramları, gerilimleri yaşatan Türk filmleri ve dizileri ” çekilmesin? Hadi çektin diyelim, yayınlanmasın arkadaş. Yayınlansa bile izlenmesin, izlemeyin, izlettirmeyin! Kimileri dizi ve film dünyasını bu saçmalıklardan ibaret sanarken kimi sanki çok matah bir şey varmış gibi gözünü ayırmadan izliyor. Bir başkası salak bir karakteri kendi idolü seçiyor. Kurtlar Vadisi çıktı çıkalı -liseden hatırlıyorum- kabadayı gibi gezip, KV karakterleri gibi konuşmaya çalışan gencecik akıllı zeki çocuklar türemedi mi? Youtube’da izlemedik mi dizi film karakterleri gibi gülmeye konuşmaya çalışıp çekilen videoları? Yetenek Sizsiniz’de kaç kişi rezil rüsva etti kendini elbette haberiniz var? -Sözümona yetenek-

BENZER  Gecikmiş Bir Kırklareli Yazısı

Bir şeyler birilerine izlettirilmeden önce, izlenilen şeyi doğru algılayıp anlayabilmesini sağlamak gerekir diye düşünüyorum. Seviye seviyedir herşey bana göre. Neden sadece cinsellik içerek filmler 12’den sonra yayınlanıyor? Çocuklar sadece cinsellikten mi kötü etkileniyor? Şiddet? Biplenen küfürleri anlamayacak kadar salak çocuklarımız yok, ama ne izleyeceğini seçemeyecek kadar eğitimsiz ve cahil çocuklarımız var. İtirazı olan?

Bütün bunlar bir milletin, ne kadar mantıklı olduğunun göstergesi değil mi? Yani mesela Ajdar gibi bir adama klip çeken müzik sektörümüzden ne bekleyebiliriz ki daha? Siyasete karışan müzisyenin müziğini hangi samimiyetle dinleriz? Soru işaretlerim sizi zorlamasın. Beni zorluyor çünkü. Ama cevabı elbet bir gün millet olarak bulacağımızı ümit etmekteyim.

Hep Türk dizilerine yükleniyorum ancak, dizilerimizin tek bir amacı olduğu kesin. O da nedir? Atıyorum bir teyzemiz evinde oturup el işi yaparken bir gözüyle televizyona bakıp izlediği Türk dizisini kendini hiç zorlamadan, rahatça anlayabiliyor, takip edebiliyor. Bu nasıl olabiliyor? Aynı teyzemize bir ilkokul kitabı ver, beş kere okumadan anlar mı? Demek istediğim, o kadar basit bir mantıkla yazılıp çizilip çekiliyor ki bu diziler, bir yandan el işi yapan teyze bile bir tarafıyla izleyip anlayabiliyor. E bunun neresi kötü? Yahu bu bahsettiğim diziler hiç bir şey anlatmıyor! Üstüne üstlük çuval çuval, kamyon kamyon paralar harcanıyor. Elde ne var? Ne var?!

Biz de bunları izliyoruz işte. Akşam yemeğinde çocuklarının eşinin önüne doğru dürüst yiyecek bir şey koyamayan nice Türk annelerinin yemekten sonra uyuyana kadarki tek derdi ne biliyor musun? ” Yahu bu dizi de sezon finaline girdi, ne izleyeceğim ben bunlar tatildeyken? ” E niye üzülüyorsun anacım. Sene boyunca kazandırdığın paraları yemeye gittiler. Sen de bir şeyler yap, bari onların ” para kazanmış olmalarına ” özen. Ne dersin? Hangi dizi oyuncusu oturup dizi izlemiş? Onlar hayatı ekranlardan değil, hayat şartlarına baş kaldırıp yaşamaya çalışırken öğrenmiş. Kolayını bulup para kazanmayı da sizin sayenizde öğrenmiş.

BENZER  Küçük Bir Beyşehir Hatırası

Çok değil, azıcık mantıklı olsanız, yine dizi izlersiniz. İzlemeyin demiyorum. Ama izlediğinizin kalitesini bari önemseyin. Ama her şeyden önce, hayatı ekranlardan öğrenmeyin. Çocuklarınızın, eşiniziniz, büyüklerinizin küçüklerinizin, hayattaki amaçlarının Candy Crush’da seviye atlamaktan ibaret olduğu bir dünyada yaşamaktan mutluysanız, bir şey demeyeceğim.

Kolay gelsin.

Konuyla alakalı bir şeyler yazabilirsin.

Bunlar da ilgini çekebilir.

Nazım YILMAZ

A webmaster, working with music.

1994'ün Haziran'ında Beyşehir/Konya'da dünyaya gelmişim. O zamanlar, gerek tombikliğim gerek yeşil gözlülüğüm sebebiyle gören herkes tarafından el üzerinde ( hatta defalarca havaya atılıp tutulma gibi ) tutulmuşum.

Bebekliğim Konya'da bir köyde, çocukluğum İstanbul'da geçti. İstanbul'da başladığım iş hayatına doğduğum yer, Beyşehir'de devam ediyorum.

İZLEDİM

Mini Yabancı Diziler : Yüzde 3 Dizisi