Yazıyı görüntülüyorsunuz Bloğumdaki toplam 12 kategoride yazılmış 292 yazıdan en güncelleri gösteriliyor. 17.11.2017

Dinleyin : Bu Aralar En Çok Kimlerden Hangi Şarkıları Dinliyorum

10 ay önce yazıldı, 100 kere okundu. 0

Hop merhaba! İlerleyen zamanlarda şöyle bir geriye baktığımda hatıramak isteyeceğim bir kaç şarkıyı sıralayacağım şimdi bu yazıda. Hem kendim için bir not, hem sizin için bir öneri diyelim. Ama bundan önce, “şarkılar” ile ilgili genel olarak bir kaç şey söylemek istiyorum.

Hakikaten dünya üzerinde çok kalabalığız. Her gün gerek işimiz gerek kişisel ihtiyaçlarımız gerekse de diğer sebeplerle bir çok insanla iletişim halindeyiz. Hatta bazı insanlarla sabahlara kadar mesajlaşıyoruz ya da saatlerce telefonda konuştuğumuz oluyor. Facebook üzerinden paylaşımlarla etkileşimde bulunuyoruz ne bileyim, kalabalık dünyada kalabalığız, asla yanlız değilmişiz gibi. Halbuki, bence durum bundan biraz daha ötede. Aslında kalabalıklar çoğaldıkça yalnızlığımız daha da derinleşiyor. Çünkü herkes, herkesleşiyor bir süre sonra. Belli rutinler, sıradanlıklar, insanları göz ardı etmemizi sağlıyor ve kalıyoruz bir başımıza.

Ve işte tam da böyle zamanlarda, şarkılar eşlik etmiyor mu sizlere de? Mesela eski bir şarkı duyduğunuzda çok eskiden yediğiniz bir yemeğin tadını hatırladığınız, hissettiğiniz olmuyor mu? Böyle bir anda bir şarkıyla deniz dalgalarının sesini ve serinliği odanızda hissetmiyor musunuz? Bu iki soruya da hayır diyorsanız, sizin için üzülürüm.

Biraz ağır şarkılarla başlamak istiyorum, sonlara doğru hareketlenelim.

1- Mutlu Aşk Yoktur – Zülfü Livaneli

Bu şarkı aslında yabancı bir şarkıdan şeyapılmış bir şarkı ancak, benim gözümde orjinaldir. Zülfü Livaneli de dünya üzerinde benzersiz sanatçılardan biri olduğundan, dinlemeye değer, duygulanmaya yeter bir şarkı diyelim. Anısı da var, ama geçelim.

Buyrun

2- Kalamış – Münir Nurettin Selçuk

İstanbul’u sevmezse gönül, aşkı ne anlar? Anlamaz elbette. Hafızalara kazınan bu şarkıyı bu aralar tekrardan sık dinleme başladım, bu sebeple listemizde.

Buyrun

3- Soldier Of Fortune – Opeth

Aslında Deep Purple’ın şaheseridir ancak Opeth’in yaptığı coverı daha çok dinliyorum nedense. Öyle zamanlarda dinledim ki bu şarkıyı, çoğu hatıranın içerisinde yeri vardır diyebilirim. Tavsiye ederim.

BENZER  Sanatçı Dediğimiz Tipler : Serdar'lı Türk Televizyonu Saçmalıkları

Buyrun

4- Sevgili – Kıraç

Şaka gibi ancak bu şarkıyla sadece bir ay önce tanıştım diyebilirim. Diğer bazı Kıraç şarkıları gibi iz bıracak gibi duruyor bende. Ya sözlerinde kendinizi bulursunuz, ya soundda, ya da ne bileyim, seversiniz eminim.

Buyrun

5- Bazı Şeyler Telefonda Eksik Anlatılır – İkiye On Kala

Kendilerine has ve çok hoş bir tarzları olduğu doğrudur. Çoğu şarkısı biraz uç, ama bu şarkı biraz daha piyasaya yakın. Zaten etrafta da en çok bu şarkılarını duyarsınız. Kulak dolduruyor, güzel hisler uyandırıyor ve bizi anlatıyor oluşu bu listeye almamdaki sebeptir.

Buyrun

6- Şimdi Ne Yapar – Fuat Saka

Sarhoş bir şarkıdır. Ayakta duramaz. Normalde tarzım olmamasına rağmen üst üste çok kere dinlediğim nadir şarkılardan biri olması sebebiyle listeye aldım. Bir şans verin, seveceksiniz.

Buyrun

7- Take Me To Church – Hozier

Çok yeni olmayan bu şarkı adeta bağımlılık yapıyor diyebilirim. Son bir kaç gündür dinlemiyorum ama evde ve işte Youtube’u açınca direk önce bir dinlediğim şarkıdır. Cover’larının hiç birini beğenmediğim ama kendisine hayran olduğum da bir şarkıdır. Hozier’ın diğer şarkılarını da çok sevemedim bunu da söylemek isterim tabi.

Buyrun

Şimdilik bu kadar yeter diyerek yazıyı sonlandırayım. Müzikle kalın. Hayatın içerisinden gelen bu şarkılarda, hayatın içerisinde bulamadığımız bazı şeyleri buluyoruz, buluyorum. Müziği bir endüstri, bir iş, bir kazanç kapısı değil de bir yaşam tarzı, duygu ifade etme biçimi olarak gören ve ilerde böyle bir müzisyen olarak anılmak isteyen bendenizden herkese selamlar.

Görüşmek üzere!

Konuyla alakalı bir şeyler yazabilirsin.

Bunlar da ilgini çekebilir.

Nazım YILMAZ

A webmaster, working with music.

1994'ün Haziran'ında Beyşehir/Konya'da dünyaya gelmişim. O zamanlar, gerek tombikliğim gerek yeşil gözlülüğüm sebebiyle gören herkes tarafından el üzerinde ( hatta defalarca havaya atılıp tutulma gibi ) tutulmuşum.

Bebekliğim Konya'da bir köyde, çocukluğum İstanbul'da geçti. İstanbul'da başladığım iş hayatına doğduğum yer, Beyşehir'de devam ediyorum.

İZLEDİM

Mini Yabancı Diziler : Yüzde 3 Dizisi