Yazıyı görüntülüyorsunuz Bloğumdaki toplam 12 kategoride yazılmış 292 yazıdan en güncelleri gösteriliyor. 26.6.2017
Bu yazı 11.07.2013 tarihinde yazıldı. O günden bu güne bir çok şey değişmiş ve yazı geçerliliğini yitirmiş olabilir.

Yanlış Şekilde Otorite, Yanlış Yönlendirme

4 sene önce yazıldı, 177 kere okundu. 0

Öncelikle yazıya başlamadan önce bloğumdan özür diliyorum. Epey bir zamandır açıp bakmadım bile. Ama elbette geçerli sebeplerim var. Öpüyorum canım benim.

Şimdi gelelim konumuza. Çok değil az önce Ali abimle konuştuk. Bu yüzden yazmak istedim aslında. İlk olarak belirtmek isterim ki, hem dinen, hem de hani toplumsal açıdan bakılınca alkol almak hiç de doğru bir şey değil. Hiç kimse gelip alkol almanın iyi güzel hoş olduğunu savunamaz. Bir sürü kötülüğü, sıkıntıyı beraberinde getirir, paranı götürür, seni senden alır götürür ki zaten tets dıpoyint. Ama beni rahatsız eden şey aslında alkol almak veya almamakla alakalı olan bir durum değil. Rahatsızlığımın sebebi insanların alkol alan, almayan, önceden almış ama tövbe etmiş olan, önceden almış ama tövbe etmiş ama sonra gene almış olan falan filan diye ayrılmaları. Kız veya erkek diye ayırmak bile yanlış geliyorken bana, bu ne saçmalıktır demekten alıkoyamıyorum kendimi.

Sigara denilen bir şey var. Acayip bir sektör, acayip paralar dönüyor ki dönmese zaten bu kadar zararlı bir şeyi sokaktaki 12-13 yaşındaki çocukların elinde göremezdik. Ama görüyoruz. Neden görüyoruz? ” Sigara içersen arkadaşım veya kardeşim olamazsın ” diyen birilerine sahip olmadıkları için mi? Yoksa onları kaybetmek yerine onlara yol gösterip, yanlışlarını kendilerinin bulmalarını sağlayıp, örnek olup, iyiyi güzeli öğretmeye çalışan birilerine sahip olmadıkları için mi?

Durum o kadar vahim ki aslında. Sadece abiler, arkadaşlar değil, aileler, öğretmenler, amcalar dayılar da genellikle bu tarz yaklaşıyor olaylara. Kötü bişey istedikleri yok, bu konuda sıkıntı yok. Ama istedikleri iyi şeyleri yanlış şekilde, ya da daha kolay şekilde elde etmeye çalışıyorlar. Nasıl mı? ” Sigara mı içiyorsun gene sen odanda gizli gizli? şlaps. şlops. küt! ” Bunu uygulamak alsa alsa en fazla 15 saniyelik bir beyin eforu ve en fazla 5 dakikalık bir dayak süresi alacaktır. Halbuki evde sigara içmesini serbest hale getirse, her fırsatta sigaranın verdiği zararları onun gözlerinin önüne serse, ” al serbestsin, kocaman adamsın, senin bileceğin iş, ben olsam içmezdim ama sen neyin zarar neyin kar olduğunu elbet anlayacaksın ” gibi konuşmaları kırmadan, düzgünce yapsa ne olur biliyo musun? Dayak attıktan sonra bir saat geçer, dışarı çıkar o acıyla bir sigara daha içer. Arkadaşlarıyla muhabbet ederken ” yine mi yakalandın lan.. ben yakalanmıyorum artık çok güzel bi yer buldum ” gibi şeyler konuşulur, yasak olan şey iyice tatlanır, sigaraya bağımlılık iyice artar. Ama ikinci yoldan gidilse? Sigara hep elinin altında olur. Onu içmek için bir dolu sebepten sadece bir veya ikisi kalmıştır elinde. Ne yasaktır artık, ne de aksiyon yaşayabilir eğer sigara içerse. Bir süre aynı tempoda içmeye devam eder. Bakar işin sonu kötü, yokuş çıkarken nefes alamaz, çabuk yorulur, elleri pis kokar, dişleri sararır, der ki ” ulan ben niye bu kadar fazla içiyorum, az içeyim. ” Olay aslında bundan ibaret. Ha istisnalar yok mu? Var tabiki. Mesela ben. Bunları yazdığıma bakmayın, bana her yerde sigara serbest ama hala devam ediyorum. Ya henüz bıkmadım usanmadım, ya da farkında değilim gerçekten hala kendime ne kadar zarar verdiğimin. Ama bu süreç kişiye göre, kişinin bulunduğu ortama göre, kişinin günlük rutin işlerine göre farklılık gösterir bence.

BENZER  Yeni ve Güzel Bir Dizi: Kardeş Payı

Herneyse, Ali abimle biz sigara konuşmadık aslında. Alkolden çıktı konu, ve en çok canımı sıkan şeyleri en yakınlarımdan biri olan Ali abimden duyunca, şok oldum sadece. Toplumda, etrafımızda o kadar çok iyi niyet ama saçma düşünce var ki. Bunları bir bir ayıklayabilmek lazım ve bunun için de karşındakine, yanındakine veya arkandakine saygı duymak lazım. Otobüs duraklarında sarılan çiftlere gelip ” işinizi başka yerde görün ” diyen cübbeli sakallı sözde müslümanlar gibi olmak yerine, kimseye zararı olmayan, sigara içen, alkol kullanan, uzun saçlı, küpeli bir erkek olmayı tercih ederim. Beni böyle kabullenmeyenler de istedikleri zaman çıkabilirler hayatımdan. Annem ve babam da dahil. Ben bu hayatı kimse için yaşamıyorum, kimsenin benim hayatımda bir hakkı olma gibi bir durum da yok. Elbet bu günlere gelmemde bir çok kişinin emeği çoktur, yemeyip yediren içmeyip içiren birileri olmuştur illaki. Ancak, ya gelip benim yerime bu hayatı yaşayacaklar, ya da söyledikleri kalbimin en derinlerine işlenen sözlerden ileri gidemeyecek.

Görüşmek üzere.

 

Konuyla alakalı bir şeyler yazabilirsin.

Bunlar da ilgini çekebilir.

Nazım YILMAZ

A webmaster, working with music.

1994'ün Haziran'ında Beyşehir/Konya'da dünyaya gelmişim. O zamanlar, gerek tombikliğim gerek yeşil gözlülüğüm sebebiyle gören herkes tarafından el üzerinde ( hatta defalarca havaya atılıp tutulma gibi ) tutulmuşum.

Bebekliğim Konya'da bir köyde, çocukluğum İstanbul'da geçti. İstanbul'da başladığım iş hayatına doğduğum yer, Beyşehir'de devam ediyorum.

İZLEDİM

Mini Yabancı Diziler : Yüzde 3 Dizisi